Dijital dönüşüm, geçtiğimiz yıllara kadar üniversiteler için bir rekabet avantajıyken bugün bir zorunluluk haline geldi. Ne var ki, birçok kurum için eğitimde dijital dönüşüm yolculuğu hiç de kolay gerçekleşmiyor. İstanbul Topkapı Üniversitesi’nde de öğrencilerin birden fazla platformla uğraşmak zorunda kalması, akademisyenlerin tüm eğitim süreçleri için Excel tabloları oluşturmak zorunda olması ve birbiriyle entegre edilemeyen uyumsuz sistemler karşısında bilgi işlem ekiplerinin çok fazla iş yüküyle karşı karşıya kalmasıyla başladı.
Topkapı Üniversitesi, dijital öğrenme ortamını yönetmek için üç farklı uzaktan eğitim sistemi kullanıyordu. Üstelik dersler, sanal sınıflar ve çevrimiçi toplantılar için kullanılan uzaktan eğitim sistemlerinin hiçbiri öğrenci bilgi sistemiyle entegre olarak çalışamıyordu. Farklı sistemlerin birbirinden bağımsız olarak ayrı kullanıcı bilgileri gerektirmesi ve sistemlere gelen güncellemelerden sonra yaşanan sorunlarla uğraşma uzaktan eğitim çalışanlarının iş yükünü arttırıyordu. Pandemi ve doğal afetler, herkesi uzaktan eğitim sistemlerine zorunlu olarak yönlendirdiğinde, farklı sistemlerin oluşturduğu karmaşa ve eksiklikler daha da belirginleşti.
Ancak Topkapı Üniversitesi, yaşanan bütün zorluklar karşısında pes etmeyip değişimi bir fırsata dönüştürerek eğitimde dijital dönüşümünü gerçekleştirdi.
Topkapı Üniversitesi, 20.000’den fazla öğrencisiyle kusursuz uzaktan eğitim deneyimini yaşamak ve farklı sistemleri oluşturduğu kargaşaya bir son vermek için Constructor Tech ile iş birliği yaparak dijital ve uzaktan eğitimini yeni bir boyuta taşıdı. Öğrenci ve akademisyen dostu ders, sınav ve etkinlik planlamasının yanı sıra öğretim yönetim sistemi ve etkileşimli sanal sınıf deneyimi bir arada sunan Constructor Tech her şeyin entegre ve birbiriyle uyum içerisinde çalıştığı, hepsi bir arada platform ile bir eğitim kurumunun daha dijital dönüşümünü gerçekleştirdi.
Karmaşadan düzene, krizden güvene mottosuyla yola çıkılarak hayat bulan bu başarı hikâyesi, bir üniversitenin daha akıllı ve sürdürülebilir bir dijital kampüse uzanan yolunun öyküsüdür.
Topkapı Üniversitesi’nde dijital dönüşümünü gerçekleştirmeden önce birbirinden farklı ve uyumsuz bir şekilde çalışan dijital sistemler yüzünden sürekli kendini tekrar eden önemli sorunlar yaşanıyordu. Öğrenme yönetimi, sanal sınıflar ve çevrimiçi toplantılar için kullanılan her araç kendi başına çalışıyor, bu da akademik sürecin her aşamasında verimsizliklere yol açıyordu.
Dijital dönüşümde farklı sistemlerin kullanılması, eğitim sürecini kolaylaştırmak bir yana herkesin işini yavaşlatıyordu.
Yeni öğrenciler ve akademisyenler, derslere erişmek için üç farklı sistemi öğrenmek ve farklı zamanlarda kullanmak zorunda kalıyordu.
Birbiri ile senkronize bir şekilde çalışması gereken sistemler birbirinden bağımsız olarak çalıştıkları için akademik süreçler manuel olarak yürütülüyor ve oluşan iş yükü nedeniyle yaşanabilecek hatalar kaçınılmaz oluyordu.
Herhangi bir otomasyon oluşturulamadığı için ders planlamadan öğrenci kaydına kadar her şey Excel tabloları kullanılarak ve manuel olarak oluşturuluyordu.
Sistemler bağımsız çalıştığı için veri tutarsızlıkları sürekli sorunlara yol açıyor ve bilgi kayıplarına sebep oluyordu.
Üniversite çalışanları, sistemlerin doğru çalışması ve bilgilerin zamanında yetişmesi için uzun saatler çalışmak zorunda kalıyordu.
Her bir öğrenci ve personel için üç farklı sistem için de farklı giriş bilgilerine ihtiyaç duyuluyordu. Bu da, hem teknik çalışanların iş yükünü arttırıyor hem de farklı giriş bilgilerinin yarattığı karmaşa nedeniyle erişim sorunlarına neden olarak öğrenci ve personelin motivasyonunu düşürüyordu.
Topkapı Üniversitesi, dijital dönüşümünü gerçekleştirmek için yalnızca bir yazılım aramıyordu. Aynı zamanda eğitim vizyonlarını anlayacak ve tüm dijital eğitim ekosistemlerini dönüştürecek stratejik bir ortak gerekiyordu.
20.000'den fazla öğrencisi ve 500'ü aşkın akademik personeliyle birlikte eğitimde dijital dönüşümünü gerçekleştirmek isteyen Topkapı Üniversitesi, birbiriyle ve üçüncü parti yazılımlarla entegre ve uyumlu bir şekilde çalışabilen Constructor Tech'in kapsamlı çözümleriyle gerçekleştirdi.
Constructor Tech'in sunduğu öğretim yönetim sistemi Eğitim365 by Constructor (Learn), sanal sınıf aracı Groups ve planlama aracı Schedule çözümleri sayesinde:
Uyumsuz sistemler yerine, birbiriyle uyum içinde çalışan merkezi bir ekosistem,
Memnuniyeti ve etkileşimi artıran kusursuz bir kullanıcı deneyimi,
Pandemi ve deprem gibi olağanüstü hallerde bile kurumun ihtiyaçlarına göre uyum sağlayarak ölçeklenebilir bir esnekliği kazandı.
Topkapı Üniversitesi’nin dijital dönüşümü, mevcut sorunların çözümünün ötesinde eğitimde sürdürülebilir bir geleceğin temelleri atıldı.
Constructor Tech’in entegre çözümleri sayesinde, operasyonel iyileştirmelerin ve dijital kampüs olma yolunda atılan her adımla birlikte büyümeye hazır, veri odaklı ve akıllı bir platform olarak kapsamlı bir dijital ekosistem sunuyoruz.
Veriye Dayalı Karar Alma: Akademik planlama, etkileşim ve performans takibi artık veriye dayalı analizlerle şekilleniyor.
Yeni Teknolojilere Uyum: Yapay zeka entegrasyonuyla kişiselleştirilmiş öğrenme ve tahmine dayalı analizleri mümkün kılıyoruz.
Ölçeklenebilir İnovasyon: Esnek altyapı, hibrit öğrenme modelleri ve gelecekteki değişiklikleri şimdiden öngörerek, yeniden inşa gerek duymadan istenildiği zaman ölçeklenebiliyor.
Topkapı Üniversitesi, Constructor Tech ile iş birliği yaparak; öğrenciler, akademisyenler ve operasyonel süreçler üzerinde ölçülebilir sonuçlar elde etti.
En önemlisi, öğrencilerin, akademisyenlerin, teknik çalışanların ve idari kadronun memnuniyet seviyeleri belirgin şekilde arttı. Constructor Tech’in sağladığı olanakları, YÖK (Yükseköğretim Kurulu) standartlarıyla tam uyumlu şekilde kullanarak, yerel yasaların gereklilikleri yerine getiren Topkapı Üniversitesi, eğitimde sürdürülebilirlik ve dijital dönüşümün öncülüğü konusunda bir referans haline geldi.
Üniversitenin Genel Sekreteri Dr. Bora Gündüzyeli, bu dönüşümle ilgili görüşlerini şu şekilde paylaşıyor:
“Bu proje bir sistem değişikliğinden öte, kültürel bir dönüşümdü. Akademisyenlerimiz ve öğrencilerimiz, günlük hayatlarını zorlaştıran birbirinden farklı ve uyumsuz sistemlerle mücadele ediyordu. Constructor Tech ile iş birliği yaparak yalnızca dijital ekosistemimizi birleştirmedik, aynı zamanda herkese modern bir öğrenme ortamında başarılı olma imkanı sunduk.”
“Gerçekleştirdiğimiz dijital dönüşümün etkisi gözle görülür sonuçlar verdi. Öğrencilerimiz ve akademisyenlerimiz, entegre öğrenme platformlarını hızla benimsedi. Constructor Tech’in bu dönüşüm sürecinde bizlere sağladığı destek de olağanüstüydü. Sorunsuz bir kurulumun ardından sürekli destek sağlayarak, dönüşümle birlikte daha etkili, akıllı ve erişimi kolay bir kampüs vizyonumuzu gerçeğe dönüştürdü.”
2009’da Plato Meslek Yüksekokulu olarak başlangıçta 4 bölüm ile kurulan İstanbul Topkapı Üniversitesi, bugün Türkiye’nin önde gelen vakıf üniversitelerinden biri olarak;